Film İLHAM VERENLER PAZARLAMA SİNEMA

Şef Filminden Öğrenilecek 6 Sosyal Medya Dersi

14/12/2014

Harika bir Cumartesi’nin akşamında, uzun zamandır izlemeyi istediğim Chef filmini maaile izleyebildik ve ancak bu kadar keyif alabilirdim! Içinde tutku, yemek, renkler, Miami, Los Angeles ve harika müzikler olan bir film.

Yazdığı, yönettiği ve bas rolünde oynadığı filmde Jon Favreau, cok yetenekli ve başarılı bir şefi canlandırıyor. Çalıştığı lüks restoranın sahibiyle, kemikleşen menünün değişikliği konusunda zıtlaşır, ardından aynı menü yüzünden şehrin en önemli yemek eleştirmeni tarafından sosyal medyada rezil edilir. Ne yaptığını çok da farketmeden, eleştirmenle sosyal medya üzerinden kavgaya tutuşur ve işsiz kalır. En yakın arkadaşı ve 10 yaşındaki oğluyla birlikte bir yemek kamyonuyla Miami’den LA’e dogru yola çıkar ve mesleğiyle birlikte, aile ilişkisinde de mutluluğu yakalar.

Hikayesi bir yana, film sosyal medya konusundaki doğru tespitleri ve yaklaşımı takdire şayan!

Chef filmden öğrenilecek 6 ders

1. Müşteriye ulaşmak hiç bu kadar kolay ve ucuz olmamıştı!

Jon Favreau’nun 10 yaşındaki oğlu, babasıyla birlikte geçirdigi ve şef çırağı olarak calıştığı günlerde, cep telefonuyla sürekli fotoğraflar, videolar çeker, sosyal medya hesaplarının tamamını yönetir. Özellikle Twitter ve Instagram’dan yaptığı paylaşımlar ve lokasyon etiketlemeleri sayesinde binlerce kişi bir anda yemek kamyonunundan ve nerelerde durak yaptıklarından haberdar olup durdukları noktalarda metrelece sıra oluşturur.

2. Sosyal medyanın, özellikle Twitter’ın gücünü hafife almayın! 

Yemek eleştirmenine özel mesaj olarak yazdığını sandığı ters bir Twitter mesajının ardından şefin bir gecede binlerce takipcisi olur. Restorandaki öfke patlamasının videoları ise sosyal restoran misafirleri tarafından interenete yüklenmeye başlayınca viral olur ve konu yazılı basına kadar ilerler. Ne kadar hızla ve geniş kitlelere yayıldığını düşünürsek, ne yazdığımıza dikkat etmek lazım. Bir yandan da hedef ilgi ve takipci çekmekse, bunun da en kolay yolu yine aynı mecrayı kullanmak.

3. Fotoğraf ve videolar sosyal medyadaki en etkili paylaşımlar!

Anlatılmak isteneni görsel ifade etmek belki de en çarpıcı yöntem. Bir yemeğin tarifini vermekle, fotoğrafını veya kısa bir videosunu izlemek apayrı şeyler. Görsel her zaman daha cazip. Boşuna dememişler bir fotoğraf 1000 kelimeye bedel diye.

4. Hikaye anlatın!

En güzel postlar hikayesi olanlar, çünkü insanlar hikayelere bayılır. Bir işe nasıl başladığınızın, çalışanlarınızın, yemeklerinizin, kamyonunuzun nasıl renove edildiğinin hikayesi mesela. Birşeyin son halini yalnızca görmeyi değil, o hale gelirken neler yaşandığını duymayı insanlar daha çok seviyor. Sandvicin fotoğrafını değil, kamyonun hikayesini de anlatın.

5. Takipcilere de fotoğraf çekebilecekleri birşey verin!

İyi bir sosyal medya stratejisinde, sadece sizin kendi fotoğrafınızı çekmeniz yetmez, takipcilere de fotoğraflarını çekebilecekleri, güzel bir arka plan/objeler yaratmak lazım. Bu rengarenk bir logo olabilir, sapsarı bir kamyon, insanın ağzının suyunu akıtan cinsten bir sandviç, ne olursa. Tekrar tekrar paylaşılmaya değen başka içerikler için fırsat yaratmalısınız.

6. Güçlü iletişim için sosyal medya!

Sosyal medya sayesinde, hayranlarınızla, ailenizle, aslında iceriğinizi okuyan herkesle bir iletişim haline girersiniz ve bu, bağların güçlenmesi için bir fırsat. Düzenli içerikle, takipçileri ‘hayranlara’ dönüştürmek mümkün. Doğru bir stratejide zaten sadece yazıp/paylaşıp bırakmamalı, takipçilerle iletişim ve etkileşim halinde olmalısınız. Onları da dinlemeli ve bağı güçlendirmelisiniz.

 

Keyifli, bol müzik ve yemekli bir film ve sosyal medyaya dair önemli tüyolar icin Chef‘i kesinlikle öneririm!

 

Diğer film önerilerine buradan ulaşabilirsiniz.

You Might Also Like